“Delikanlım!
İyi bak yıldızlara.
onları belki bir daha göremezsin.
Belki bir daha
yıldızların ışığında
kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin…”
Nazım Hikmet’in yukarıdaki müthiş dizelerini Tuncel Kurtiz’in seslendirmesiyle başlıyor Can Dündar’ın Deniz Gezmiş’i anlattığı “Delikanlım…İyi Bak Yıldızlara…” adlı belgesel. Belgeselde Deniz Gezmiş’in hayatta kalan yakın dostları, Deniz’i ve 70’lerde Deniz ile birlikte yaşadıklarını anlatıyor. Deniz Gezmiş’i ve 68 kuşağını daha iyi tanımak isteyen herkese belgeseli izlemelerini şiddetle tavsiye ederim.
Belgeseli 6 Mayıs sabahı, yani 40 yıl önce Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin yıldönümünde izledim. Belgeselin sonunda ister istemez aklıma yazının başlığındaki soru takıldı: “Deniz Gezmiş ve idam edilenler bugün hayatta olsaydı, Türkiye daha farklı bir yer olur muydu acaba?”
Bilindiği gibi “68 kuşağı hareketi” Avrupa’da öğrenci hareketi olarak doğdu ve Avrupa’daki gençler eylem ve söylemleriyle (üniversite işgali, Molotof kokteyli kullanılması vs.) bizim ülkemizde Deniz Gezmiş ile sembolleşen “Türkiye’nin 68 kuşağına” örnek teşkil ettiler. Türkiye’dekinin aksine 60’lı yıllarda Avrupa’daki gençlik hareketinin önde gelenleri hayatta kalmayı başardılar ve siyaset yapmaya devam edebildiler. Hatta bu kişiler yıllar sonra bulundukları ülkelerde yönetim anlamında çok önemli yerlere de geldiler, Avrupa’nın değişiminin öncüsü oldular. Fransız yazar Jean-Claude Barreau kendi ülkesindeki 68 kuşağı hakkında “Komuta makamlarına yerleşmiş (şimdilerde 60 yaşında olan) eski 68’lileri sayamayız çünkü çok kalabalıklar…” diyor.Tabii ki dünyanın değişimiyle birlikte zamanında Türkiye’deki tabirle “hızlı solculardan” olan Avrupa’nın 68 kuşağı liderlerinin görüşleri de zamanla değişmiş, Avrupa’da sol 1983’ten itibaren özgürlükçü-liberal bir yola girmiştir.1 68 kuşağının Avrupa’daki en hızlı isimlerinden Fransız entellektüel Regis Debray- ki Bolivya’da Che ile birlikte gerilla örgütlenmesine bile katılmıştır- yıllar sonra, geçmişte ülke ülke dolaşan profesyonel devrimcilerin her yerde devrim yapabileceklerine inandıklarını, ulusal özellikleri küçümsediklerini, gerçek devrimlerin ulusal nitelikli olduklarını fark etmediklerini itiraf etmiş, piyasanın diktatörlüğüne karşı sosyal demokrasinin alternatif rolü oynamak durumunda olduğunu söylemiştir.2
Muhtemelen Deniz Gezmiş ve arkadaşları da bugün hayatta olsalardı bir şekilde siyaset yapmaya devam ediyor olacaklardı ve nasıl ki o zamanki konjonktürde dünyadaki dönüşümü izleyip düşüncelerini ve eylemlerini şekillendirdiyseler, bugün de bence-Avrupa’daki çoğu yaşıtlarında olduğu gibi- dünyadaki değişim doğrultusunda kendi fikirsel ve eylemsel değişimlerini yaşayacaklar, muhtemelen yönetim kademelerinde yer alarak entelektüel birikimlerini Türk demokrasisine yansıtacaklardı. Oysaki Türkiye’de 68 kuşağı liderleri bildiğiniz gibi idam edildi ya da öldürüldü ve gelecek nesiller olarak bizler ne yazık ki onların dönüşümünü göremeden onları sembolleştirdik, sloganlaştırdık. Belki de Türkiye’de solun ütopyacı-romantik bir anlayışın dışına çıkamamasına bunun da etkisi vardır, ne dersiniz?
“Deniz ve arkadaşları bugün hayatta olsalardı Türkiye nasıl bir yer olurdu?” sorusuna sanırım herkesin kendince çok değişik cevapları olabilir, ben eğer onlar hayatta olsalardı kısaca daha demokratik bir ülkede yaşıyor olurduk diye düşünüyorum.
Şiir ile başladım şiir ile bitireyim;
“Yaşasaydı o delikanlı,
Yıldızlar daha bir parlak olurdu şimdi…”
1- Jean-Claude Barreau, Tarih Öncesinden Günümüze Bütün Dünya Tarihi, sayfa 334
2- Hasan Cemal, Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım, Doğan Kiapçılık, sayfa 94-6
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 8.8/10 (8 votes cast)