Yazar Arşivi: Siyaz SÖYLEŞİ

Bir Karıncayı Bile Ezemezdi…

ahmet taner kışlalı

Siyaz: “Kışlalı’yı nasıl tarif edersiniz?” sorusu başlangıç için en iyi soru olacak sanırım.

Tevfik KIZGINKAYA*: Ahmet Taner Kışlalı dendiği zaman aklıma ilk gelen şey onun insan yönüdür. Onun duygusal tarafını tanımlamak istersek eski tabirle tam bir “karınca ezmezdi”. Bırakın bir insana zarar gelmesini; bir hayvana, bir bitkiye bile zarar gelmesine karşı olan bir insandı Kışlalı. Birçok kez kendisiyle özel sohbetler yapma olanağım oldu, kendisiyle yine birçok kez aynı masada konferans verme onuruna da sahip oldum. Bir kere çok alçak gönüllü bir insandı. Kültür bakanlığı yapmış olmasına rağmen kendisine “bakanım” denmesini hiç istemezdi. Çünkü kendisine göre o sadece görevini yapmıştı.

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 9.4/10 (5 votes cast)

Vatansever Bir Mücadele Adamı

A.Tener Kışlalı

Siyaz: Ahmet Taner Kışlalı’yı tarif etmek isteseniz ilk söyleyecekleriniz neler olurdu?

Nilüfer KIŞLALI*: Hani kitaplarda yazan yurt sevgisi, vatan sevgisi var ya; işte Ahmet’te ben bunu gördüm. Bu başka bir şey… İnsanların idealleri vardır. Hayat standartlarını yükseltmek, para kazanmak, evlenmek, iyi bir hayat kurmak gibi… Ama bir gün birisiyle tanışıyorsunuz, diyorsunuz ki bu başka biri… İdealleri farklı, ülkesini seviyor, insanlarını seviyor, insanlara bir şeyler öğretebilmek için inanılmaz bir çaba gösteriyor.

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 8.6/10 (7 votes cast)

Farklılıkların Su’daki Yansıması

Su savaşlarına dair senaryolar günümüzün popüler senaryolarından olsa da, geçmişe baktığımızda suyun zaten önemli bir savaş sebebi olduğunu görebiliriz. Günümüzden 4500 yıl önce, iki Sümer kent devleti olan Lagash ve Umma arasında, su paylaşımı konusunda çıkan savaş, suya verilen önemin en somut göstergelerinden biri. Aynı şekilde tarihteki ilk yazılı kanun olan Hammurabi Kanunları’nda da su kanallarının ve bentlerin kullanımına ilişkin kuralların oluşu, suyun insanoğlunun hayatındaki önemine bir başka örnektir.

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Uluslararası Anlaşmalarda Su

aysegulkibaroglu

Suya yaşamsal bir ihtiyaç olmasından öte sosyal-kültürel ve ekonomik çok farklı anlamlar yüklenebiliyor. Siz suyu nasıl tanımlarsınız?

Ayşegül Kibaroğlu*: Su, yenilenebilir doğal kaynak dediğimiz, hidrolojik çevrimle sürekli dünyada yenilenme olanağı olan bir doğal kaynak olarak ve bir doğal kaynak olmanın da ötesinde yaşamsal bir kaynak olduğu için sosyal ve ekonomik yaşamın çok önemli bir boyutunu oluşturuyor. İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için su kaynakları önemli; bununla birlikte toplumların yaşamını sürdürebilmesi için de su çok önemli. Suyun bu özelliklerinin yanında çok uzun süredir tartışılmayan ama kendi içinde barındırdığı başka bir özelliği de var; sosyal, kültürel, ekonomik bir doğal kaynak olmasının yanında politik de bir kaynak.

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Dünya su Politikaları ve Türkiye

dursunyildiz

5. Dünya Su Forumu bu yıl ülkemizde yapılıyor. Öncelikle nedir bu forum ve ülkelerin su politikalarında ne kadar etkili olabiliyor? Türkiye, ev sahibi olarak, su politikaları konusunda nasıl bir duruş sergilemeli?

Dursun YILDIZ*: Dünya Su Forumlarını düzenleyen Dünya Su Konseyi, uluslararası su politikaları konusunda görüş ve düşünce üreten uluslararası bir kuruluştur. Dünya Su Konseyi tarafından 1997 yılından başlayarak düzenlenen Dünya Su Forumları, öncelikle küresel ölçekte su politikalarının belirlenmesine yönelik olarak yürütülen etkinliklerdir. Bu forumlar 3 yılda bir düzenlenmesine rağmen, öncesinde 2 yıl boyunca dünyanın çeşitli bölgelerinde bölgesel ölçekte ve katılan ülkelerde ülkesel ölçekte çalışmalar, toplantılar yapılır.

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

21 Yüzyılın Küresel Aktörleri: Rusya

putin2

Yeni dönemde Medvedev ile birlikte bizi nasıl bir Rusya bekliyor? Putin dönemiyle Medvedev dönemi arasındaki en temel farklılıklar neler olabilir?

Utku YAPICI :Putin iktidarı bırakmadan önce Rusya’da iki farklı tartışma yürütülüyordu. Birincisi, Putin’in anayasal değişiklikle, başkanlık seçimleri çerçevesinde bir seçim daha yaptırma hakkı elde edip, görevine devam etmesi idi. İkincisi, emanetçi olarak görevi bir başkasına bırakmasıydı. Bu bırakılacak kişi de Medvedev olacaktı. Aslında Medvedev dönemini Putin döneminden ayırmak biraz zor. Temel olarak bu dönem aynı sürecin devamı niteliğinde tasarlanmaktadır.

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)