Eğer bir şekilde Ankara’dan Eskişehir istikametinde yolculuk yapma şansınız olursa, Ümitköy kavşağında çevrenize dikkatlice bakın, namlusu şehir merkezine dönük olarak duran bir tank gözünüze çarpacaktır. Eğer siz de benim gibi orasının Etimesgut Zırhlı Birlikler Okul ve Eğitim Tümen Komutanlığı’na ait bir arazi olduğunu biliyorsanız ve de son günlerde popüler olan “ileri demokrasi” konusunda AKP’liler kadar derin düşünemiyorsanız, muhtemelen orada bir tank olması konusunu yadırgamayacaksınız. Bahsettiğim tank bir AKP’li milletvekilinin de gözüne çarpmış olacak ki bakın tank hakkında neler söylemiş: “Şehrin içinde namlusu Meclis’in olduğu kent merkezine dönmüş bir tank nasıl olur? Askeri vesayete son verdik, asker kışlasına döndü, ileri demokrasiye geçiyoruz diyen bir parti olarak bunu içimize sindiremeyiz.”1
İktidardaki kişilerin demokrasi konusundaki bakış açılarını bir tankın duruşunu dert edebilecek kadar “ilerletmeleri” biz yönetilenler için ne kadar da sevindirici. Her ne kadar benim demokrasi konusunda kendileri kadar derin düşüncelerim olmasa da son günlerde AKP tarafından dillendirilen demokrasimizin ilericiliği konusunda ben de birkaç söz söylemek isterim:
Robert Alan Dahl, “Demokrasi Üstüne” adıyla Türkçe’ye çevrilen kitabında bir ülkenin demokratik olduğundan söz edilebilmesi için minimum 6 şartın olması gerektiğinden bahsetmekte bizlere.2 Bu şartlar modern temsili demokrasinin temel siyasi öğeleri olarak da algılanabilir. Bu şartları şu şekilde sıralayabiliriz:
1- Seçimle belirlenmiş memurlar
Politikalarla ilgili hükümet kararlarını kontrol etmekle görevli, seçimle belirlenen memurların varlığı.
2- Özgür, adil ve sık sık yapılan seçimler
Seçilen memurların sık sık yapılacak özgür ve adil seçimlerle değiştirilmesi.
3- İfade özgürlüğü
Vatandaşların cezalandırma tehlikesiyle karşı karşıya olmadan politik konularda memurları, hükümeti, rejimi eleştirebilmeleri ve kendilerini özgürce ifade edebilmeleri.
4- Alternatif bilgilenme kaynaklarına erişim
Vatandaşların gazete, dergi, televizyon, telekomünikasyon araçları gibi bilgi kaynaklarından yararlanabilmeleri ve alternatif ve bağımsız kaynaklara ulaşabilmeleri.
5- Kurumsal özerklik
Vatandaşların pek çok haklarını elde edebilmeleri için bağımsız kurumlar ya da organizasyonlar kurabilmeleri.
6- Vatandaşların dahil edilmesi
Yetişkin hiçbir vatandaşın yukarıda sıralanan beş maddenin kendisine tanıdığı haklardan hiçbir şekilde mahrum edilmemesi.
Benim, Robert Dahl’ın birçok unsur içerisinden kendimce süzüp sıraladığı yukarıdaki altı maddeden en çok önemsediklerim “ifade özgürlüğü” ve “alternatif bilgilenme kaynaklarına erişim” maddeleri. Çünkü eğer ifade özgürlüğü yok ise alternatif sesler çıkamayacak, hükümetin politikaları sorgulanamayacak dolayısıyla farklı bakış açılarına sahip olamayan vatandaşlar da siyasi hayata etkin olarak katılamayacaktır. Demek istediğim, meselelerin hep aynı yönünü duyan vatandaşlar belki tepki vermeleri gerektiğinin farkına varamayacak, seslerini duyurmak için bağımsız kurumlar kurmaya çalışmayacak, seçimlerde oy verirken değişik açılardan düşünemeyecektir. Özgür ifade Robert Dahl’ın da dediği gibi sadece kendi sesimizi duyurma hakkına sahip olmamız anlamına gelmez. Aynı zamanda başkalarının söyleyeceklerini duyma hakkına da sahip olmamız gerekir.3 Bu da alternatif bilgi kaynaklarına ulaşılabilmemiz, televizyonlarda farklı düşüncelerin seslerini de duyabilmemiz, yazılı medyada farklı düşüncelerin de yazılarını okuyabilmemiz ile mümkündür.
Ne yazık ki şu an, kitapların toplatıldığı hatta basımının engellendiği, muhalif gazetecilerin uzun süredir tutuklu olduğu, televizyonlarda ve gazetelerde muhalif seslerin susturulduğu bir demokrasiyi yaşıyoruz. Ana muhalefet partisinin, hükümetin başbakan yardımcısı hakkında yapacağı ciddi bir gensoru önergesi öncesinde konuşmanın meclis TV’den canlı yayınlaması için TRT önünde eylem yapması ne kadar da acı ileri demokrasimiz adına.4
Ben şu an yaşadığımız, muhalefetin barınma şansını yeterli ölçüde bulamadığı demokrasiyi, alternatif seslere yeteri kadar ulaşamadığımız için “havası alınmış gazoza” benzetiyorum. Havası kaçmış bir gazozun tatsız tuzsuz bir şey olduğunu çoğumuz deneyimlemişizdir herhalde. Bildiğiniz üzere ileri demokrasimizde parasız eğitimi destekleyen pankart taşıdıkları için üniversite öğrencileri tutuklanıyor, hükümete muhalif eyleme katılanlar hakkında dava açılıyor, köşe yazarları ve televizyonlar çeşitli şekillerde baskı altına alınıyor. Bizler vatandaş olarak medyada, sistemli bir şekilde, hükümetin belirlediği gündemi, sürekli hükümetin bize duyurulmasını istediği şekilde duyuyoruz. Yani “İleri demokrasi” markalı gazoz şişesinin içinde ne yazık ki “muhalefeti” alınmış, tatsız tuzsuz bir şey var.
Herkese daha demokratik bir yıl diliyorum!
1- Bu tank neyin nesi İsmet Abi
2- Demokrasi Üstüne, Robert A. Dahl, sayfa 89
3- Demokrasi Üstüne, Robert A. Dahl, sayfa 101
4- CHP’li İnce TRT Önünde eylem yaptı
VN:F [1.9.14_1148]
Rating: 9.1/10 (10 votes cast)
İleri Değil Gazı Alınmış Demokrasi!, 9.1 out of 10 based on 10 ratings